Skip to content

Buğdayın Varlığını Gösteren Kağıt Neden Bir Çuval Buğdaydan Evladır?

 Anıl Duman

Birine ekonomist olduğunu söylediğinde sana ilk sorduğu soru ‘paramı nereye yatırayım?’ olur genelde. Güzelim ekonomi biliminin kısır finans tekniklerine indirgendiği günümüz eğitimini bir kenara koyarsak alın benden size tavsiye. Buğdayın var olduğunu gösteren bir kağıt parçası al…

Son 5 yılda dünyanın hemen hemen her yerinde gıda fiyatları olağanüstü bir tırmanışa geçti. Mesela Dünya Tarım ve Gıda Örgütü’nün verilerine göre 2006’dan bu yana fiyat endekslerinde aşağıdaki gelişmeler gözlenmekte. Özetle, 2000’lerin başına oranla tüm gıda fiyatları 2’ye, tahıl ürünlerinin fiyatları 2,5’e ve şekerinki de 3’e katlanmış durumda. Bunun sonucu olarak sadece 2010 yılında fazladan 44 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşamak zorunda kaldı. Yoksulların gıdaya harcadıkları miktar gelirlerine oranla çok yüksek ve dolayısıyla her zam bütçelerinde koca delikler açabilmekte. Devam…

Kategori: Dünya, Genel, Siyasal İktisat, Yoksulluk.

Etiketler: , , , , ,

Gençler alkol aldık mı? Peki iş bulduk mu?

Alper Duman

Sahneyi canlandıralım. Kentin birinde kızlı erkekli gençlerden oluşan ufak bir grup neşe içinde yürümektedir bir caddede. Telefon dinleyerek kamu güvenliğini sağlayan emniyet mensuplarından biri gençleri durdurur ve sorar: “Gençler alkol aldık mı?”

Polis için gençlerin alkol alması, vergi tahsilatı ve dolayısıyla maaşlarının bir kısmının garanti altına alınması anlamına gelecektir. Vicdanlı bir polis bu sorunun ardından merak edebilir ve başka bir soru yöneltebilir: “Gençler iş bulduk mu?”

Gelin gençlerin bu ikinci soruya nasıl tepki vereceklerini değerlendirelim.

Gençler derken yaşları 15-24 arasında olanları kastediyoruz. Öğrencilerin işgücü ve işsizlik hesaplamalarına dâhil edilmediğini de belirtelim. Devletin resmi rakamlarına göre Temmuz 2011’de gençlerin kentlerdeki işsizlik oranı % 22.4. İspanya’da % 40;  o zaman süper!

Resmi rakamları biraz kurcalamaya ne dersiniz. Devam…

Kategori: Siyasal İktisat, Türkiye, Yoksulluk.

Etiketler: , , , , , , , ,

Sovyet Bandıralı Gemi

Barkın Karslı

Yıl 1986, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) henüz ayakta; bir gemisi İstanbul’a demirlemiş. Glasnost ve Perestroika sağolsun, gemiyi gezmeye izin veriyor SSCB ordusu. Babamla çıktık gemiye bir pazar öğleden sonrası. Ben tam bir antikomünistim o günlerde, bir Kenanevrensever, 1984’ten sonra şampiyonluk bekleyen bir Trabzonsporlu… Nasıl nefret ediyorum kötü bir şey olduğuna emin olduğum pis komünizmden… Gemide bize bir Azeri asker eşlik ediyor, Rusça’dan Azerice’ye çevirmenlik yapıyor sağolsun, anlıyoruz dediklerini. Azerice sevimli bir dil. Denetimli bir ‘özgürlük’le dolaşıyoruz koca aygıtı. Gemi güzel amenna, ama adamlar komünist kardeşim. Kötü yani, kötü adamlar, kötü, pis, bölücü böyle…

Gemide bir yerde, omzunda birçok yıldızı olan bir asker karşıladı bizi, belki de babamın da asker olduğunu bilerek, anımsamıyorum. Rusça gemiyi beğenip beğenmediğimizi sordu. Biz de beğendiğimizi söyledik.

“Beğendim ama,…” dedim tutamayıp kendimi; “Bir sorum olacak.” Asker hemen çevirdi üst rütbeli askere. Devam…

Kategori: Genel, Mizah, Siyasal İktisat, Türkiye.

Etiketler: , , , , , , ,

Avrupa Birliği ve Arap Dünyası arasında Türkiye: ‘Eğreti Ağabey’?

Emre Özçelik

Dünya Bankası’nın “yönetişim göstergeleri’ var. Bu göstergeler, ülkelerin “iyi yönetişim” (good governance) düzeylerini ölçmeye yarıyor. Ülkenizin siyasal/kamusal sisteminin liberal-demokratik ölçütlere ne kadar uyduğunu merak ediyorsanız, bu göstergelere bakmakta yarar var. Bu göstergeleri inceleyerek ülkenizin Kopenhag ölçütlerine ne kadar uyduğuna ilişkin fikir de edinebilirsiniz.

6 ayrı “iyi yönetişim” göstergesi var. Bunlardan bir tanesi de ülkelerdeki “şiddet/terör olaylarının azlığını ve siyasal istikrar düzeyini” ölçüyor. Dünya Bankası 2010 yılı için ölçüm sonuçlarını bu yakınlarda açıkladı. Bu güncel sonuçlara göre, Türkiye “şiddet/terör olaylarının azlığı ve siyasal istikrar düzeyi” bakımından 100 üstünden 16 puan aldı. Başka bir deyişle, Türkiye bu gösterge itibarıyla 2010 yılında tüm dünya ülkelerinin yalnızca yüzde 16’sından daha iyi durumda (yani yüzde 84’ünden daha kötü durumda). Devam…

Kategori: Dünya, Siyasal İktisat, Türkiye.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Büyük Şirketler ve Psikopatlar Dünyayı Ele Geçirirken…

Barkın Karslı

2011 yılının Eylül ayında BBC’de yayımlanan bir saatlik bir belgeselde insanı seri katil/psikopat/ruh hastası yapan etkenler irdelendi. Hem toplumsal, hem bireysel, hem de genetik açılardan psikopatlık ele alındı. Ruh hastası insanların temel özelliği empati kurmaktan yoksun olmaları ve dünyada kendilerinden başka hiçbir şeyin önemine / varlığına inanmamaları belgesele göre. Başkasının acısını anlamıyor veya başkalarıyla herhangi bir duygusal iletişim içine girmiyorlar. Bu, üzerlerinde inceleme yapılan tüm seri katillerde ve genel olarak psikopat olarak nitelenen insanlarda ortak bir olgu. Devam…

Kategori: Dünya, Gelir Dağılımı, Genel, Siyasal İktisat, Türkiye.

Etiketler: , , , , , , , ,

Liberal temaşa sanatı – 1: Şu çılgın liberaller

Emre Özçelik

Siyasal ve iktisadi gücü elinde tutan egemen zümreler, kendi çıkarlarına hizmet eden statükoyu pekiştirmek için resmi ideolojiler kurgularlar… Resmi ideoloji, gücün el değiştirmesini önlemek için uydurulmuş bir öğretidir… Resmi ideolojinin can damarı resmi tarihtir… Yani resmi tarih de büyük ölçüde asılsızdır…

Bu olgular Türkiye’de artık iyi biliniyor. Son yıllarda liberal aydınlarımız, sağolsunlar, halkımızı bu konularda çokça bilgilendirdiler. Liberal aydınlarımızın söylediğine göre, statükoyu değiştirmek için resmi tarihi ve ideolojiyi bertaraf etmek gerekir. Böyle bir değişim, halkın siyaseten ve iktisaden güçlenmesine de yol açar. Dolayısıyla, liberalizmin esası her ne kadar ‘birey’in siyasal ve iktisadi özgürlüğünü kollamaksa da, liberal aydınlarımızın son yıllarda ‘halkçı’ bir tavır takınmaktan geri kalmadıklarını da saptayabiliriz.

Ama liberal aydınlarımızı anlamakta güçlük çektiğim bir mesele var. Resmi tarih ve ideoloji, yalnızca ulusal düzeyde ve siyasal alanda mücadele edilmesi gereken olgular mıdır? Uluslararası düzeyde ve iktisadi alanda da bir resmi tarih ve ideoloji yok mudur? Var ise – en azından güdülen davada tutarlı olmak adına – bunlarla da mücadele etmek gerekmez mi? Devam…

Kategori: Basın, Dünya, Siyasal İktisat, Türkiye.

Etiketler: , , , , , ,

Türk’ün Sümer’le imtihanı

HammurabiHammurabi

Efendim, ben önceki hayatlarımdan birinde Sümer’de dünyaya gelmiştim, varsıl bir tüccar olarak, Nippur kentinde. Kentsoylu bir kökenim var yani. İnanır mısınız bilmem ama ‘burjuva’nın önde gideniydim, 5000 küsur sene önce. Sizin ülkede hakiki sosyalizmin hakiki koşulları oluşsun diye, MS 2000’li yıllarda, hâlâ burjuva devrimini tamamlamak gerektiğini savunan solcu ve fakat liberal olan, aynı zamanda muhafazakâr konjonktüre destek vermek gerektiğini söyleyen arkadaşlar bulunduğunu müşahede ediyorum ki tanrılar akıl fikir versin hepsine.

Din’i biz icat etmiştik fakat bizim Sümer’de reenkarnasyon inancı yoktu, saçma bulurduk bu fikri. Neden sonra Akadlar, Babilliler bizim uygarlığın kuruluş felsefesinin köküne kibrit suyu döktüler de anladık, reenkarnasyon var. Bu arada, ben Hammurabi. Sizler beni hep Babil kralı olarak bildiniz, ama ben önceki hayatımda haiz olduğum Sümerli tüccar kökenimi asla inkâr etmem, gururla anarım.

Biz Sümerler siz Türkleri özellikle 20. yüzyılda çok meşgul ettik. Biliyorsunuz işte, Güneş Dil Teorisi… “Sümerce aslında Türkçedir”… “Sümerler aslında Türk’tü” ve saire… Bunlar vaktiyle açıkça konuşulmuş şeyler. Bir de, açıkça konuşulmamış şeyler var, bu yenilerde. Şöyle ki, 21. yüzyılda da siz Türkleri biz Sümerler çok meşgul etmeye devam ediyoruz, fakat bu sefer bizim adımız hiç anılmaksızın…

Hani Başbakanınız var sizin bir tane. Bazı malların üzerindeki ‘özel tüketim vergisini’ (ÖTV’yi) artırıp demiş ki, “Alkolü az tüketirsin olur biter”. Geçen sene de demişti ki “Niye alkol içiyorsunuz? Alkol ne’den yapılıyor, üzümden, o takdirde üzüm yesenize”. Devam…

Kategori: Dünya, Genel, Siyasal İktisat, Türkiye.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Şeylerin Fiyatı 3 – Çay


Seven Ağır

“Ne ticaret savaş olmadan var olmalı, ne de savaş ticaret olmadan sürmeli.”

1614, Jan Pieterzoon Coen, Doğu Hindistan Şirketi Yönetisi

Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası’nın bastığı on dolarlık kağıt paraların üstünde ‘kurucu babalar’dan Alexander Hamilton’ın resmi var. Hamilton 1790’larda hazine müsteşarı olarak göreve geldikten kısa bir süre sonra korumacı ticaret politikasını benimsiyor Birleşik Devletler yönetimi ve sanayi ürülerinden alınan ithalat vergilerini arttırıyor. Hamilton’ın yeni doğmuş endüstrilerin neden korunması gerektiğine dair yazdığı raporun şüphesiz etkisi var bu siyasi yönelimde [Alexander Hamilton, The Report on the Subject of Manufactures, 1791]. Hamilton’dan yaklaşık yüz yıl sonra, Cumhuriyetçilerin sevgilisi, Nobel Barış Ödülü’nü almış ilk ABD başkanı Theodore Roosevelt yüksek gümrükler ve fiyat kontrolleri ile Amerikan ekonomisini güçlendirmeyi hedefliyor.  ABD’yi yıllardır serbest ticaretin Kâbe’si olarak gören piyasa-severler ise yalnızca Hamilton’ı ya da Roosevelt’i yok saymıyor, Çay Partisi’nin tarihiyle çelişkilitutumunu da görmezden geliyor.

Devam…

Kategori: Genel.

Amerikan Rüyası: Bakî Kalan Kubbedeki Liberal Kâbus

Barkın Karslı

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD’de) 2010’a ilişkin resmî yoksulluk verileri açıklandı. Buna göre ülkedeki yoksulların oranı 2009’da %14,3 iken, 2010’da %15,1’e tırmandı; aynı veriler 2007’ye göre ülkedeki yoksulların sayısının beşte bir artarak 46,2 milyona ulaştığını gösteriyor. Irksal dağılıma bakıldığında siyahların %27,4’ü, İspanyol asıllıların %26,6’sı, Asyalılar’ın %12,1’i ve İspanyol asıllı olmayan beyazların %9,9’u yoksul ABD’de. Yine 2010 itibarı ile ABD halkının %16,3’ü (49,9 milyon kişi) sağlık güvencesiz bir yaşam sürdürüyor. Örneğin ABD sinema endüstrisinin kalbinin attığı Hollywood’un bir parçası olduğu Kaliforniya’daki ailelerin dörtte biri çocuklarına yeterli yiyecek sağlayacak maddî güçten yoksun artık. Ve 2005’te ABD’de işsiz genç oranı %11 iken, 2010’da %18 (siyah gençlerde bu oran %31). Ülkede üniversite mezunlarının işsizliği, Vietnam Savaşı günlerinde zirveye ulaşan 1970’ten sonraki en yüksek oranda. Genel işsizlik düzeyi de 2. Dünya Savaşı’ndan beri ilk kez bu kadar uzun süredir %9’lar seviyesinde seyretmekte. Benzer bir şekilde, 2006’dan bu yana gıda yardımı ile yaşayan insan sayısındaki artış ürkütücü boyutlarda: Devam…

Kategori: Dünya, Gelir Dağılımı, Genel, Siyasal İktisat, Yoksulluk.

Etiketler: , , , , , , , ,

Soykırımın ardından: Srebrenitsa’ya Dönüş*

Lara J. Nettefield; Sarah Wagner (çeviri: Osman Özarslan)

Vatandaşlık genellikle pasaport  edinmek ve ara sıra sandığa gitmekten ibaret bir olgu olarak görülse de, ulus-devletin genlerinde yer alan haklar ve sorumluluklar gündelik yaşamda beklenmedik biçimlerde karşımıza çıkabiliyor. Bilhassa, omuzlarında gündelik hayattan başlayarak, toplumlarını yeniden inşa etmenin olanca ağırlığını taşıyan, çatışma sonrasını yaşayan ulusların vatandaşları için böyle bu durum. Srebrenitsa katliamı sonrası süreç ise, söz konusu ağırlığın en iyi örneklerinden birisi olarak karşımızda durmakta. Gerek memleketlerinde, gerek başka ülkelerde yaşayan Srebrenitsalılar, topluluklarını, evlerini ve ailelerini yeniden inşa etmenin mücadelesini veriyorlar. Bazıları bunu savaş öncesi yaşadıkları yerlere dönerek yapıyor. Böylelikle, genellikle devletin bürokratik kontrol mekanizmalarına dayalı mülteci dönüşleri toplumsal alanın geri kazanımı talebini içerdiği ölçüde, siyasi varoluşu da yeniden gündeme getirmiş oluyor. Devam…

Kategori: Dünya, Genel, Siyasal İktisat.

Etiketler: , , , , , , , , ,

Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer