Skip to content

ÖSYM, Gözümü Ye

Barkın Karslı

Devletin acizlik sergilediği ve yurttaşlarını çok çeşitli haksızlıklara maruz bıraktığı konulardan biri hiç şüphesiz üniversiteye giriş sınavları. Öğrenci Seçme ve Yerleştime Merkezi (ÖSYM) eli ile yaşanan skandallar, bu kurumun daha önce de parlak sayılamayacak sicilinin mercek altına alınmasına yol açtı. Bu yazıda kısa kısa ‘dokunulmaz’ devlet kurumlarından biri olan ÖSYM’nin neden haksızlıklar yapagelmiş bir kurum olduğu çoğu yine devlete ait verilerle açımlanacaktır.

ÖSYM ve RANT: ÖSYM her yıl dört milyon kişiye sınav uygulamakta ve bu sınavların meydana getirdiği toplam ekonomik cironun 5 milyar TL’yi bulduğu belirtilmektedir. Sınav giriş ücretlerini belirlerken öğrencilerin görüşünü almayan ÖSYM, artık YGS soru çözümleri için 100 bin TL, sınav sonuçlarına itiraz edenlerin itirazlarına ise 5 TL bedel biçerken, kendi oluşturduğu güvensizlik ortamından da rant sağlamış olmaktadır.

ÖSYM ve TEKELCİ İLİŞKİLER: Sınav uygulamada devlet tekeli olan ÖSYM’nin 2010 yılında çıkan bir habere göre 450 çalışanı vardır, aynı habere göre ÖSYM başkanının salt 400TL geliri olduğuna inanmamız beklenmektedir. ÖSYM’nin en son açıklanan faaliyet raporu 2009 tarihlidir. Bu rapora göre ÖSYM’nin 2009’da yaptığı 203milyon TL’lik harcamanın 104milyon TL’si mal ve hizmet alım giderlerine gitmiştir. Söz konusu kalemde kayda değer bir payı 1975’ten beri ÖSYM ile çalışan, İhsan Doğramacı’nın kurucusu olduğu Meteksan Şirketi almaktadır.

Şirket 2011 YGS basım ihalesini de 3.4 milyon TL’ye almıştır. Kemal Gürüz’ün YÖK Başkanlığı yaptığı dönemde ÖSYM’nin kendi matbaalarının kapatılması ile Meteksan ÖSYM’nin tek tedarikçisi konumuna yükselmiş, ÖSYM ihalelerini kazanagelmiştir. ÖSYM’nin en büyük kâr kalemi üniversiteye giriş sınavları olagelmiştir 1 Geçmişine ilişkin birçok intihal savı dile getirilen ÖSYM Başkanı Ali Demir’e göre ¨Meteksan güvenilir işini iyi yapan bir firma¨dır,  ¨çok fazla yatırım yap”mıştır. Çeşitli nedenlerle iptal edilip yinelenen sınavlar ÖSYM’nin zarar, Meteksan’ın kâr hanesine yazılmaktadır.

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun ÖSYM’ye yönelik 2009 ve 2010 yıllarını kapsayan araştırmasındaki bazı belirlemeler şunlardır:

* ¨Yükseköğretim Kurulu’nun baskı ve yayın gereksinimlerini karşılamak amacıyla kurulan basımevinin, bu görevini yapmasına ortam hazırlanmadığı, işçilerinin SSK ve Gelir vergisi gibi ödemelerini bile karşılayamaz duruma düşürüldüğü, sonuçta; Kırgızistan Manas Üniversitesi’ne devredilerek Yasa ve Yönetmelikle verilen görevlerin yapılması olanağının ortadan kaldırıldığı görülmektedir.¨

* “(2008 KPSS) Sınavın(ın) sözleşme bedeli 59.294 bin TL, yaklaşık maliyet 60 milyon TL ve görev alacak kişilere ödemeler 36 milyon TL’dir. 36 milyonluk ödemenin idare hesaplarına göre 24.857.672’si kişilere ödenmekte aradaki fark firmaya kâr olarak aktarılmaktadır. Bu rakam ise yaklaşık 11 milyon liradır. Böyle bir kâr oranı önemli hiçbir hizmet yapmayan, maliyeti bulunmayan Meteksan için yüksek bir rakamdır. İdare tarafından haksız menfaat sağlanmıştır. Ödenen paraların yaklaşık maliyet hesaplamalarına göre yaklaşık yüzde 41.82’lik bölümü kamu zararıdır ve firmaya sağlanmış haksız kazançtır. Bu oran 2010 yılı ihalesinde yüzde 38’dir.”

* ¨Sınavlara ilişkin sürecin bütününün tek ihale kapsamına alınmasının da etkisiyle, tekel oluşumunu önleyecek bir politika güdülemediği ve idarenin seçeneksiz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu alanda tek alıcılı tek satıcılı bir piyasa oluştuğu görülmektedir. Böyle bir ortamda, ihale sürecinin; en iyi hizmetin en uygun bedelle satınalınması biçiminde özetlenebilecek olan temel amacı, bürokratik işlemler zincirinin tamamlanmasına indirgenmiş olmaktadır¨

ÖSYM ve LİYAKAT: ÖSYM’ye 2010 yılında 1169 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile istisnai olarak, diğer devlet kurumlarına sağlanmayan bir biçimde, istihdam olanağı sağlanmıştır: ¨Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, toplam sayısı 20’yi geçmemek kaydıyla ek 2 hükümlerine bağlı olmaksızın 2011 yılı sonuna kadar, Yüksek Öğretim Kurulunca belirlenecek esaslara göre sözleşmeli personel alabilir.¨ Bu olanak sonrasında ÖSYM’nin söz konusu istisnai madde ile istihdam sağladığı belirtilmektedir. Kurumda çalışan kişilerin %77’sinden fazlasının birbiri ile akraba olduğu, emekli olan onlarca ÖSYM çalışanının da Meteksan şirketi tarafından istihdam edildiği bilinmektedir.

ÖSYM ve AYRIMCILIK: ÖSYM’nin 2005 – 2010 yıllarında uyguladığı merkezî üniversiteye giriş sınavlarına bakıldığında en başarısız on il sürekli olarak anadili Kürtçe olanların çoğunlukta olduğu iller olurken, en başarılı on il sıralamasına Kürt illeri girememiştir. Bu, Kürtler’in yoğunlukla yaşadığı illerin onyıllardır süren geri bırakılmışlığına koşut bir olgudur. Örneğin 2010 yılında Ön Seçme Yerleştirme Sınavına girip (lisans, önlisans ya da açık öğretim alanında) herhangi bir programa yerleştirilen öğrenci oranı %40’ın altında kalan 12 il alfabetik sıra ile şunlardır: Adıyaman (%38), Ağrı (%39), Batman (%37), Diyarbakır (%38), Hakkari (%28), Iğdır (%39), Malatya (%39), Mardin (%34), Muş (%39), Şanlıurfa (%39), Şırnak (%34), Van (%37). Yine 2010 yılı sonuçlarına bakıldığında, lise türlerine göre en başarısız liselerin yoksul ve emekçi kesimin çocuklarının gittiği düz liseler olduğu (%43) görülmektedir.

Bu yazıda ÖSYM’nin sınavlarda bugüne değin sergilediği beceriksizliklere ve şifre skandallarına değinilmemiş, yalnızca söz konusu beceriksizlik ve rezaletlere yol açan yapısal sorunların olası nedenleri kısaca dile getirilmiştir. Özellikle yoksul ve ezilen sınıfların gençlerine kabuslar yaşatagelen ÖSYM, varoluşu itibarı ile, Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturan yapının çökmekte olduğunun göstergelerinden biridir.

 

  1. Örn. Bkz. ÖSYM 2009 Faaliyet Raporu, s. 20.

Kategori: Gelir Dağılımı, Genel, Siyasal İktisat, Türkiye, Yoksulluk.

Etiketler: , , , , , , , ,

Yorumlar için RSS besleme

Yorum Sayısı: 1

  1. güzel bir yazı olmuş ellerine sağlık barkın.



Yukarı Çık
Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer