Skip to content

Can Dündar’ın Görmek İstemediği Milliyet

Barkın Karslı

¨Geleneksel medya patronlarının hepsi gittiler. Yani, Sedat Simavi ‘nin, Ali Naci Karacan ‘ın, Yunus Nadi ‘nin çocukları yoklar artık. Bunun bir ana nedeni var. Medyayı iş edinmek için bu işe girenler kalıyorlar. Ama ”Ben medyayı iş edinmeyeyim; bunu elimde bir silah olarak kullanayım. Bu burada dursun, bir gün bana lazım olur” zihniyetinde olanlarsa kalıcı olmuyorlar.¨

Yukarıdaki sözler Aydın Doğan’a ait, 11 Ağustos 2002’de Leyla Tavşanoğlu’nun Cumhuriyet için yaptığı söyleşide dile getirmiş Doğan bu sözleri.  Ne var ki, basın imparatorunun söylediklerinin tam tersi gerçekleşti, eleştirdiği Karacan’ın torunları Erdoğan Demirören’le bir olup Milliyet’i – 1998’de Korkmaz Yiğit’in önerdiği 320 milyon Dolar’ın altıda birinden daha az bir fiyata – satın aldı. Burjuvazinin gizli çekiciliğinin etkisiyle olsa gerek, Doğanlar, Karacanlar, Demirörenler hep birlikte Milliyet’in yeni yaşını kutlamaya hazırlanıyorlar.

Milliyet’in satılmasıyla Türkiye’nin basın tarihinde bir sayfa daha kapandı. İslam Çupi’nin, Altan Erbulak’ın, Örsan Öymen’in hatta dolaylı yollarla İdris Küçükömer’in emeğinin bulunduğu bir gazete olageldi Milliyet. Bir zamanlar milyonu aşan tirajı varken, artık 170binlerde dolaşan bir gazete. Özellikle Aydın Doğan’ın elindeyken tarihini sansürlerle, yalan haberlerle ve sansasyonla süslemiş bir gazete Milliyet. 2001’den bu yana Milliyet’te yazan Can Dündar 23 Nisan 2011 tarihli yazısında Milliyet’ten söz edip Aydın Doğan’ı güzellerken Milliyet’te genel olarak yazarlara baskı olmadığını, kendisinin ise hiç baskı görmediğini belirtti. Bu yazıda Dündar’ın söylediklerinin yanlış olduğu birkaç örnekle gösterilecek, Milliyet’in yalan ve yanlış haberler yayımlama boyutuna değil gazete emekçilerine baskı ve sansür uygulama boyutuna değinilecektir.

Aydın Doğan Milliyet’i 1979’da satın almıştır. Gazeteyi alma gerekçesini 1981’de Erkekçe dergisindeki bir röportajda ¨Gazete patronluğu, buzdolabı patronluğuna göre, daha yüksek statülü bir iş. Gazete patronu oldunuz mu, bir başka bakıyorlar insana. Hele bu gazete bir de Milliyet olursa.¨ sözleriyle açıklamıştır. 1986 – 1996 sürecinde Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası başkanlığı yapan Doğan, 1991 yılında Milliyet gazetesi çalışanlarını işten atma tehdidi ile toplu sözleşmeden mahrum eden ve sendikasızlaştıran patron olmuştur. 1994 yılından itibaren gazete artık ‘halk gazetesi’ değildir; gazete logosundaki ‘Halk Gazetesi’ sözü silinmiş, yerine ‘Basında Güven’ sözü gelmiştir.

1995 yılında Ahmet Altan bu gazetede yayımlanan ‘Atakürt’ yazısının ardından gazeteden ayrılmak zorunda bırakılmıştır. 2001 yılında basın tarihinin en çarpıcı sansür olaylarından biri yaşanmıştır Milliyet’te. 7 Haziran 2001’de (yani Can Dündar Milliyet’te çalışmaya başladıktan üç ay kadar sonra), Mesut Yılmaz – Sadettin Tantan çekişmesinde Yılmaz tarafını tutan gazete yönetimi, Hasan Cemal, Melih Aşık, Meral Tamer, Derya Sazak ve Meliha Okur’un yazılarını sansürlemiştir. 2004 yılında Ahmet Tulgar’ın Cezayir Sokağı’na ilişkin yazdıkları yine gazete yönetimi tarafından – Alaattin Çakıcı’nın arkadaşı olduğu savlanan eski MİT mensubu Yavuz Ataç’ın isteğiyle – sansürlenmiştir. Aynı yıl Milliyet’in okur temsilcisi Yavuz Baydar, gazetenin düzmece bir haberinin üzerine gittiği için işten çıkartılmıştır.

Yukarıdaki örnekler Milliyet’teki sansür ve/veya gazete çalışanlarına uygulanagelen sistemli baskıyı göstermeye yeterlidir. Can Dündar, görüşleri ve edimleri Doğan holdinge ters düşmediği için, bugüne değin sansür veya baskı görmemiş olabilir. Ne ki, onun Doğan Holding’e yönelik kaleme aldığı güzelleme, Doğan Holding mağduru yüzlerce basın emekçisinin uğradığı baskıları, sansürü ve hak kayıplarını hafifletmeyecektir.

 

Kategori: Basın, Genel, Türkiye.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorumlar için RSS besleme

Yorum Sayısı: 1



Yorum eklemeye devam edin

  1. […] karşıtı Doğan Holding’in bir parçası iken, geçtiğimiz günlerde Karacan-Demirören ortaklığına satılmıştır ve şimdiki konumunu AKP yandaşı ya da karşıtı olarak nitelemek erkenci bir tutum olacaktır. […]

Yukarı Çık
Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer