Skip to content

Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı

Barkın Karslı

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri Recep Tayyip Erdoğan 16  Nisan 2011’de partisinin seçim beyannamesini özetleyen bir konuşma yaptı. Söz konusu konuşmada Erdoğan, seçim sonrası dönemi kapsayan 2011–2015 dönemine ilişkin değil, çok daha geniş (13 yıllık) bir sürece ilişkin yapacaklarını anlattı. Bu, gelecek dört yılda AKP’den, parti iktidara gelse bile, fazla bir şey beklenmemesi gerektiğinin üstü kapalı itirafıdır. Nasreddin Hoca’nın koyunlarının yünlerinin çitlere takılıp bu yünlerden ip eğirilmesi için 2023’e kadar süre vardır. Cennet’te bütün nimetler bizlerin olacaktır. Erdoğan’ın konuşması giriş, beş ana bölüm ve sonuç olmak üzere yedi bölümden oluşmaktadır. 88 dakika süren ve 6701 sözcükten oluşan konuşmada ilk elden göze çarpan bilgi ve yönlendirme yanlışları aşağıda maddelenmiştir:

–       Başbakan konuşmasının girişinde tam sekiz kere popülizmin ne kadar kötü bir şey olduğundan bahsetmektedir. Neo-liberal ekonomistlerce anlamı çarpıtılarak yıllarca ‘tribünlere oynamak’ olarak kullanılan popülizm, halkçılık anlamına gelir 1. Söz konusu sözcüğün kullanılış biçemi, yaşadığı coğrafyayı Batılılar’ın istediği gibi Ortadoğu olarak nitelemekte beis görmeyen biri için şaşırtıcı sayılmamalıdır.

–       Erdoğan konuşmasında Kürt sorunundan yalnızca bir kez ve 30 saniye boyunca söz etmiş fakat herhangi bir çözüm kurgusu sunmamıştır. Başbakan, Türkiye’nin geliştirdiği yeni silahlar ve savunma sistemleri hakkında ise tam 180 saniye (bir yerde 150 saniye, bir yerde 30 saniye) boyunca konuşmuştur. Bu orantısızlık, Kürt sorununda ülkemizi yakın gelecekte nelerin beklediğinin muştucusudur.

–       Erdoğan, konuşması boyunca dış ilişkilerden söz ederken, ¨Türk cumhuriyetleri¨ ile ilişkilerin geliştirileceğini belirtip Türkiye’de yaşayan Türkler dışındaki halkların (örneğin Kürtlerin, Çerkezlerin, Arapların, Ermenilerin, vb.) ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesi gereğini söz konusu etmemiştir.

–       Erdoğan, ekonominin 2010 yılında %8.9 büyüdüğünü ve bunun Avrupa ile OECD’de en yüksek büyüme oranı olduğunu belirtmiştir. Fakat Erdoğan aynı büyümenin 2009’da Türkiye’nin en fazla küçülen 3. OECD ülkesi olmasından kaynaklandığını belirtmeyi unutmuştur; tıpkı 2010’da ‘kişi başı gelirin sabit fiyatlar’la 2007’den beri yalnızca binde 3 oranında artış gösterdiğini belirtmeyi unuttuğu gibi…

–       Erdoğan UMEM projesi ile her yıl 200 bin kişiyi eğitimden geçirerek 5 yılda bir milyon kişiyi istihdam edeceklerini savlamıştır. Söz konusu proje şimdiden tavsamaya başlamıştır. Başbakan konuşmasında işsizlere destek amacıyla, çalışanlardan vergi olarak toplanan işsizlik fonunun %75’inin 2009 yılının Ağustos ayından bu yana bütçeye aktarılıyor olması konusunda herhangi bir açıklama yapma gereği görmemiştir.

–       Erdoğan devlet bütçesinden yaptırılan 480 bin TOKİ konutunun yetmediğini, 2023’e kadar bu sayının bir milyona çıkacağını belirtmiştir. TOKİ’nin 1 Ocak 2003 – 1 Nisan 2010 döneminde sattığı konut sayısının 350 bin olduğu 2 göz önüne alınırsa, aradaki 130 bin konut fazlasının ne olacağı belli değildir. Erdoğan konuşmadaki deyimiyle ¨leblebi çekirdek¨ kadar kolay bir biçimde (halkın vergileriyle) yeniden inşa edilecek 500 bin konutun olası akıbetini de belirtmemiştir.

–       Erdoğan Avrupa ve Anadolu yakasında iki yeni şehir kurulacağını savlamaktadır. Bu şehrin nerelere ve nasıl kurulacağı muhtemelen AKP’nin ilgili karar organlarında çok önceden konuşulup karara bağlanmıştır. Bu projelerin kurulacağı yerlerdeki arazilerin önceden kimler tarafından parsellendiği nasılsa yandaş olmayan basın kuruluşlarınca araştırılacak ve Erdoğan’ın aynı konuşmadaki sözleriyle ¨bunun rantını kimlerin ye¨diği gözlerden saklı kalmayacaktır. Burada düzeltilmesi gereken, Erdoğan’ın bu projenin kendi özgün projeleri olduğunu savlamasıdır. Bu projeye ilişkin fikir ilk kez  ve ayrıntılı olarak 2007’de CHP’li milletvekili (Mehmet Akif Hamzaçebi) tarafından TBMM’de dile getirilmiştir :

¨Ben bir şey öneriyorum. Bir İstanbul’un batısında, bir de İstanbul’un doğusunda iki tane kent oluşturalım. Birisini Saroz Körfezinde yapalım, birisini de Karasu’da yapalım. Belli faaliyetleri oraya götürelim. İki alternatif demeyeyim, İstanbul’u tamamlayıcı, gelen göçü emecek iki tane kent. Havaalanları olsun, gerekirse finansı taşıyalım mesela, gerekirse tartışalım. Belli faaliyetleri taşıyalım, gelen nüfus oraya gitsin, İstanbul’u mutlaka sabitlememiz gerekir, aksi takdirde ileride çok daha büyük rakamlarla, yatırımlarla İstanbul’a girişeceğiz ve İstanbul’u yaşanır bir kent olmaktan çıkaracağız. Bugün dünya kenti dediğimiz bu kent, ileride yaşam kalitesinin düştüğü bir kent olabilir.¨

–       Başbakan ‘2023 Türkiye’ düşüncesinin kendisine ait olduğunu ileri sürmektedir. Oysa söz konusu düşünce ve türevleri 2001 yılından bu yana 2023 ismiyle dergi çıkartan ulusalcı bir çevre tarafından dile getirilmektedir.

–       Başbakan özgürlük ve güvenlik dengesinin ilk kez kendileri tarafından dile getirildiğini savlamaktadır. Oysa BDP’nin parti programında söz konusu vurgu güçlü ve net bir biçimde uzun süredir yer almaktadır.

–       Başbakan İstanbul’un bir finans merkezi olacağını iddia etmektedir. Bu savın neden gerçekdışı olduğu 2007’de Metin Münir tarafından anlatılmıştı. Erdoğan’ın öngörüsüzlüğü 2010’da Globalization and World Cities Study Group and Network’ün yayımladığı rapordan da, Financial Times’ın İstanbul üzerine finansal analizini içeren rapordan da görülebilir.

–       Başbakan konuşmasında ¨3Y¨ (yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar) ile başarılı bir şekilde mücadele ettiklerini belirtmiştir. Başbakan bunu:

Arturo Ui’lerin tırmanışı önlenebilir; ‘dert bizde, derman ellerimizdedir’…

  1. Popülizm sözcüğünü asıl anlamına döndürme yönünde bir çaba için Popülist Kültür Derneği’nin web sitesi incelenebilir.
  2. TOKİ, Kurum Profili Kitapçığı, 2010, s. 3.

Kategori: Gelir Dağılımı, Genel, Siyasal İktisat, Türkiye, Yoksulluk.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorumlar için RSS besleme

Yorum Sayısı: 1

  1. güzel bir analiz, teşekkürler.zevkle okudum.

    toxicity18 Nisan, 2011 @ 19:43Cevapla



Yukarı Çık
Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer