Skip to content

Tayyar

Emre Özçelik

“Depresyon bir yıldan fazla benimleydi; bir hayvan gibiydi, iyi tanımlanmış, mekânsal olarak belirlenebilen bir şey. Uyanırdım, gözlerimi açardım, dinlerdim – Burada mı, değil mi? Hiç belirti yok. Belki uyuyordur. Bugün belki beni rahat bırakacaktır. Dikkatlice, çok dikkatlice yataktan kalkardım. Asayiş berkemal. Mutfağa giderdim, kahvaltıya başlardım. Hiç ses yok. Televizyon – Günaydın Amerika –, David Soyadıneydi, tahammül edemediğim bir herif. Kahvaltı yapardım ve konukları seyrederdim. Yemek yavaşça midemi doldururdu ve beni güçlendirirdi. Şimdi banyoya doğru çabuk bir gezinti ve sabah yürüyüşüm için dışarıdayım – ve işte burada O, benim vefalı depresyonum: ‘Bensiz dışarı çıkabileceğini mi sandın?'”

Paul Karl Feyerabend, Zaman Öldürmek

 

Yok, korkmayın, Serbest Siyasa gibi halka açık bir plajda felsefe yapacak değilim.

Serbestçe çevirip yazının başına artistlik olsun diye koyduğum bu alıntı, 20. yüzyılın mühim filozoflarından Feyerabend’in özyaşam öyküsü olan Killing Time kitabından. Feyerabend bu kitabı beyninde tedavisi mümkün olmayan bir tümör varken ve vücudunun sol yanına felç inmişken zor bela tamamladı ve öldü. Cenova Gölü’ne nazır bir hastanede, 1994’te. Ben o zamanlar, talep sağa arz sola, fiyat yükseltmeye çalışıyordum. 88 kuşağı böyledir.

Ameliyatla alınamayacak tümör ve sol yana inmiş felç. Serbest çağrışım için gereksiz ama yeterli iki koşul. Tayyar, uçucu demek…

***

1994’te İnternet yeni doğmuş bir bebekti. Feyerabend, İnternet’ten haberdar olamadan göçtü. Dolayısıyla e-posta, web-sitesi, blog, ‘sosyal medya’, Facebook, Twitter ve saire Feyerabend’in bildiği şeyler değildi.

Ne bileyim işte… Garibanların bombalanması; grev yasağı; kürtaj yasağı; öğrencilerin, gazetecilerin, türlü çeşitli vatandaşın olur olmaz nedenlerle yargılanması, tutuklanması; aş ve iş meseleleri…  Hepsini İnternet’te eleştiriyorum, kınıyorum, protesto ediyorum. İnternet yokken böyle şeyleri eleştirmek, kınamak, protesto etmek için sokağa çıkılırdı. Şimdi İnternet’ten eleştiriyorum, kınıyorum, protesto ediyorum. Böylece vicdanımın yükünü de hafifletmiş oluyorum galiba. Dışarı çıkmama gerek kalmıyor. Depresyona girecek gibi olursam, harcamalarımı artırıyorum. Feyerabend’in Keynes’ten de haberi yokmuş galiba.

Ama yarın da garibanlar bombalanacak. Grev yasağının kapsamı genişletilecek belki. Bilmem kaç haftalık hamilelikten sonra kürtaj yasağı belki de yasalaşacak. Yarın da öğrenciler, gazeteciler, türlü çeşitli vatandaşlar olur olmaz nedenlerle yargılanacak, tutuklanacak. Aş ve iş meseleleri yarın da sürecek.

***

İktidarlar her daim tümör gibiydi de… Dünyanın, ülkenin sol yanına böyle felç inmemişti Tayyar Abi, onu diyorum.

İşin kötüsü, yarın da İnternet elimin altında olacak, sanal vicdanımın yükünü hafifletmek için. Vicdanım sanallaştı demiyorum Tayyar Abi. Vicdanım hep sanaldı. Bu işler vicdanla düzelmez, onu diyorum. İnternet örgütlenmeye, birlik olmaya falan yaramıyor Tayyar Abi. Arap Baharı diye bir şey de hiç olmadı.

Fakat eskiden söz uçar, yazı kalırmış, ne güzel. Artık yazı da uçuyor Tayyar Abi, asıl onu diyorum.

Öyleyse ne işim var burada? Zaman öldürüyorum.

***

Vicdan kırk yıldır benimleydi; bir hayvan gibiydi, iyi tanımlanmış, mekânsal olarak belirlenebilen bir şey. Uyanırdım, gözlerimi açardım, dinlerdim – Burada mı, değil mi? Hiç belirti yok. Belki uyuyordur. Bugün belki beni rahat bırakacaktır. Dikkatlice, çok dikkatlice yataktan kalkardım. Asayiş berkemal. Mutfağa giderdim, kahvaltıya başlardım. Hiç ses yok. Televizyon – Geçmiş olsun Türkiye –, Adıneydi, tahammül edemediğim bir herif. Kahvaltı yapardım ve konukları seyrederdim. Yemek yavaşça midemi doldururdu ve beni güçlendirirdi. Şimdi banyoya doğru çabuk bir gezinti ve sabah sörfüm için İnternet’teyim – ve işte burada O, benim vefalı vicdanım: “Bensiz İnternet’e girebileceğini mi sandın?”

 

Kategori: Basın, Dünya, Genel, Siyasal İktisat, Türkiye.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yorumlar için RSS besleme

Yorum Sayısı: 1

  1. Muallak bir kavram belki de..Ancak,oldukça iyi bir yazınsal paylaşım olduğu düşüncesindeyim..



Yukarı Çık
Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer