Skip to content

Recep, Tahsin ve Diğerleri…

Barkın Karslı

Günlerdir malum zafer çığlıkları silsilesine maruz kalıyoruz, artık esamesi okunmayan emekli ve çok yaşlı iki asker (Ahmet Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya), iktidar partisi ve yargı tarafından günah keçisi ilan edilmiş. Yeni fillerle eski fil-yeni keçilerin müsameresini izliyoruz her daim güce tapagelmiş anaakım basında. Bu yazıda, 12 Eylül yargılanma sürecinde – ucu mevcut ulusal ve uluslararası güç odaklarına da dayandığı için – emekli asker Tahsin Şahinkaya’nın olasılıkla söz konusu edilmeyecek geçmişine kısaca göz atılacaktır. 32 yıl sonra bu yazının bir benzerinin bugünkü Tahsin Şahinkaya’lar, ‘gemi’ değil gemicikler, ‘Kamu ihale yasasına tabi olmayacak Fatih tablet bilgisayar ihalesi’ değil ihalecikler hakkında yazılması olasıdır; devran böyle süregelmiştir, sürmektedir. Titrini kullanarak çıkar sağlama konusunda Şahinkaya ilk ya da son değildir. Geride bıraktığımız yıllar onlarca emekli askerin TÜSİAD ile bağlantılı şirketlerin yönetim kurullarında arz-ı endam ettiğini gösterdi, gösterdi, gösterdi ve gösterdi. Sermaye ile sermayenin olur verdiği egemenlerin işbirliği bugün de sürmektedir

1925 Merzifon doğumlu ¨sessiz ama hırslı¨ Tahsin Şahinkaya, yoksul ailesinin onu (ortaokul sonuna değin) okutabilmesinin ardından Bursa Işıklar Askerî Lisesi’ni bitirdi; ardından girdiği Kara Harp Okulu’ndan 1943’te mezun oldu. Kara Harp Okulu’ndan bir arkadaşına göre ¨Hiçbir hobisi yoktu. Briç, satranç oynamaz, kitap olarak da yalnız ders kitaplarıyla ilgilenirdi. Çevrsiyle arasına mesafe koyar, bu nedenle kapalı kutu olduğu söylenirdi.¨  1. 1944’te ABD’ye pilotluk eğitimi için gönderilen Şahinkaya, ABD’den çok etkilenmiş, iki yıl sonra döndüğünde Türkçesine sürekli İngilizce sözcükler katarak konuşur olmuştu. 1949’da tekrar ABD’ye giderek burada fotoğrafçılık kursu alan Şahinkaya, dönüşünde Eskişehir’de Hava Fotoğraf Okulu’nu kurmuştu. Aynı yıllarda (Sema Şahinkaya ile) evlendi. 1960’larda, albaylığı sırasında, bir arkadaşının deyimi ile ¨generallikten vazgeçmek pahasına¨ yurtdışına tayinini istedi. Yeniden, daha önce görev yaptığı (İtalya) Napoli’ye, buradaki NATO karargahına gönderildi. Türkiye’ye 1966’da tuğgeneralliğe terfi ederek döndü. 1972’de Hava Harp Okulu komutanı, 1973’te korgeneral, 1974’te 1. Taktik Hava Kuvvetleri komutanı, 1977’de orgeneral rütbesi ile Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ve 1978’de Hava Kuvvetleri Komutanı oldu. 12 Eylül Darbesi ile Millî Güvenlik Konseyi ve sonra Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyesi oldu 2.
Tahsin Şahinkaya hakkında darbeci bir muvazzaf iken ve daha önce görevde olduğu sıralarda yaptıklarına ilişkin aşağıdaki suçlamalar dile getirildi:

– 1980’lerde devlete ait olan Petrol Ofisi (PO) ülkede petrol dağıtımı ve satışında oldukça etkin bir konumdaydı; kamu kurumlarına petrol satışında ise tekel konumundaydı. Ülkede en fazla satış noktası olan petrol kuruluşu idi. 12 Eylül darbesinin ardından Ahmet Kenan Evren’in Harp Okulu’ndan sınıf arkadaşı olan Emekli Yarbay Avni Çoker PO genel müdürü yapıldı. Bu atamadan bir süre sonra Çoker bütün PO bayilerinin tuvaletlerinin tavana kadar fayans ve belli bir marka seramik yer karosu ile kaplanmasını emretti. Söz konusu marka Tahsin Şahinkaya’nın hissedarları arasında olduğu Kalebodur’du (Bu, Kale Grubu’na ait bir markadır). Diğer petrol şirketleri de durumu görüp bu harikulade markaya yönlendiler ister istemez 3. Söz konusu PO ’emri’ 5.9.1983 tarihlidir ve TBMM’de de söz konusu edilmiştir.

– Şahinkaya, eşi ve çocukları, ‘Kalebodur, Kaleterasit ve Bagfaş şirketlerinin ortaklarındandır. Yine eşi, daha sonra Bagfaş tarafından, Denizcilik Bankası’ndan satın alınan İş-Kur’un da kurucu ortağıdır. İleri sürülen iddialara karşı savunmaya geçen şirketlerden ilki (Kalebodur Şirketi) Şahinkaya’nın ve yakınlarının ortak olduğu, ikincisi ise (Kayalar Şirketi) Hava Kuvvetleri Komutanlığının ihalelerini (o günlerde) çokça alan şirketlerdir. Eklemek gerekir ki, Kale Grubu’nun sahibi, o günlerde TBMM heyetinden milletvekillerinin sorularını yanıtlarken vekilleri suçlayarak darbeci generaller için ¨Kelleyi koltuğa alan bu adamlar, isteseler sittin sene gitmezlerdi. Şahinkaya’nın serveti 50 milyondan az çıkarsa utanırım¨ diyebilmiştir 4.

– TBMM’de 1986 yılında Hava Kuvvetlerinin çeşitli tesislerinin, Şahinkaya ailesinin ortak olduğu seramik fabrikalarının ürünleri ile donatıldığı savlanmış, fakat ANAP milletvekillerinin oyları ile bu diğer yolsuzluk savları hakkında araştırma yapılması istemi reddedilmiştir. Bu dosya ANAP döneminde üstü Meclis oylaması ile kapatılan ilk yolsuzluk dosyası olmuştur.

– TBMM’de Şahinkaya hakkındaki önergeye yanıt veren dönemin ANAP’lı savunma bakanı Zeki Yavuztürk dahi, önergede söz konusu edilen (Şahinkaya’nın ilişkili olduğu) firmalardan, Tahsin Kaya ve Kayalar Şirketine, 1986’ya değin o günün parasıyla toplam 7,7 milyar lira tutarında 14 inşaat ihale edildiğini kabul etmiştir.

– Şahinkaya, 1980’lerin ikinci yarısından itibaren ortaya çıkan savlar üzerine mecbur kalarak mal bildiriminde bulunmuştur. Fakat bu bildirimde Bodrum’da yaptırıp, Merve Otel’in sahibi Melih Başar’a sattığı yat, mal bildiriminde yer almış değildir 5. Yine, Ankara Emek Mahallesi Yeşilevler Sitesi’nde bulunan sattığı daire ile, 1980 Temmuz’unda permi hakkını kullanarak 2 milyon 400 bin Türk lirasına aldığı Audi 80 marka otomobil, yine 30 Aralık 1985 ve 12 Aralık 1984 tarihlerinde elinden çıkardığı Erdek’teki iki daire, mal varlığını açıklamasından kısa süre önce Eskişehir’de sattığı iki arsa, mal bildiriminde bulunmamaktadır. Yine 1985’te Şahinkaya İstanbul/Fenebahçe’deki 130metrekarelik dairesini (mal bildiriminden önce) 3milyon TL’ye elden çıkardığını savlamaktadır ki, bu tutar o günkü bedellerin yaklaşık 50 kat altında bir değere karşılık gelmektedir.

– Türkiye’nin Washington elçiliğinde görevli müsteşar Yalım Eralp, 1981 yılında ABD’den satın alınacak jet uçakları konusunda rüşvet iddiaları olduğunu ve seçilen Lockheed şirketinin rakibi General Dynamics firmasının bu konuda ihbarlarını içeren ve Şahinkaya’nın ima edildiği mektubu kendilerine ilettiğini, bu mektubu Ahmet Kenan Evren’e gönderdiklerini ama herhangi bir gelişme olmadığını belirtmiştir 6. Anımsatmak gerekir ki, 1981’deki bu iddalardan beş yıl önce de Lockheed şirketinin dünya çapında skandallara yol açan, Japonya’da hükümet düşüren, Hollanda’da krallığı sarsan rüşvet skandalı; rüşvet verilen Almanya, İtalya, Japonya, Fransa, ABD’de yargılanırken, Türkiye’de örtbas edilmiş, geçiştirilmişti.

– Şahinkaya’nın adı 1987’de kamuoyunda bomba etkisi yaratan MİT raporunda da geçiyordu. Buna göre Şahinkaya Sarı Avni (Avni Musullulu-Karadurmuş), Behçet Cantürk, Dündar Kılıç, Fahrettin Aslan ile inşaat ve ihale mafyasıyla ilişkiliydi. Şahinkaya’nın bu alandaki ilişkilerine ait, Ankara Sıkıyönetim 4 no.lu Mahkeme Başkanlığı’nda ifadeler, teyp bantları bulunmakta olup, Selahattin Delidere isimli bir silah ve uyuşturucu madde kaçakçısının konuştuğu (Diyarbakır’da) bir teyp bandında Şahinkaya’ya Sarı Avni’nin yurtdışında bir villa aldığından bahsedilmekteydi. Ayrıca, Tahsin Şahinkaya’nın o günlerde İstanbul Emniyet Müdür Muavini olan Mehmet Ağar ile yakın irtibatı olduğu, Ağar’ın Şahinkaya’nın “terzi – elbise temizliği” dahil her nevi özel işiyle uğraştığı belirtilmekteydi. Raporda ayrıca yeraltı dünyasının önde gelenlerinden Dündar Kılıç’ın avukatlığını yapmış olan Mümin Kavala’nın da Tahsin Şahinkaya’nın akrabası olduğu söylenmekteydi.

Şahinkaya 12 Eylül 1980 darbesine iki gün kala ABD’deydi. Burada kendisine yöneltilen Türkiye’nin cumhurbaşkanının ne zaman seçileceği sorusuna ¨Göreceksiniz çok yakında¨ yanıtını verdi, söz konusu yanıt ABD’li Millî Güvenlik Konseyi üyesi Paul Henze’nin darbeye ilişkin meşhur ¨our boys did it¨ (darbeyi bizim çocuklar yaptı) yorumunu da doğruluyordu.

Zaman geçti, devran değişmedi; ezenlerin ismi değişti, ezilenler – yani halk – değişmedi. Şahinkaya, sistemin kullandığı bir aparatçık misali – başına yeni ezenler tarafından geleceklerden çekinerek  – mazlum edebiyatı yapmaya başladı; hastane masraflarını bile TBMM’ye fatura edegeldi, fakat TBMM bir zamanlar saygıda kusur etmediği paşasının faturalarını artık ödememeye çalışıyordu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Zaman geçti, devran değişmedi, Şahinkaya’lar gitti ama devran devrine devam etti, yadigar… Eskiden ihalelerden gelecek tatlı kazancı örtbas edebilmek için ‘iki çocuk’ diyorlardı, şimdi ‘üç çocuk, beş çocuk’ diyorlar… Eskiden iktidarın tatlı getirilerini örtbas edebilmek için ‘laiklik ve yüce dinimiz İslam’ diyorlardı; bugün ‘yüce dinimiz İslam ve laiklik’ diyorlar… Eskiden bir anda ucuza satılıveren kayık misali yatlar söz konusuydu, bugün aynı sığ sularda ‘gemi değil gemicik‘ler yüzdürüyorlar …

Zaman geçti, devran değişmedi… Eskiden Lockheed yolsuzlukları gündeme gelirdi, şimdi aynı şirketin F 35 uçakları için, egemenlerin yeni savaşları için ödeyeceğimiz 16 milyar Dolarlar manşetlere çıkamıyor. Hem de Kanada’daABD’de bu konuda hükümetler sarsılmaktayken… Hem de uçak projesinin paydaşlarından biri Türkiye’nin sözde efelendiği, özde yediği içtiği ayrı gitmeyen İsrail iken… Hem de, ABD Türkiye’ye söz konusu ödemelerin karşılığında uçakların hiçbir işletim ve yazılım bilgisini sağlamayacakken… Hem de bu uçakların motorları ile ilgili taşeron üretimi bu yazının başlarında sözü geçen Kale Grubu olacakken… Hem de bu uçakların maliyetinin fahiş olduğu, uçakları üreten Lockheed tarafından dahi itiraf edilmişken

 

  1. Nokta, ¨Şahinkaya Meclis Gündeminde¨, 3.8.1986, s. 15
  2. Nokta, ¨Şahinkaya Meclis Gündeminde¨, 3.8.1986, s. 15
  3. Söz konusu seramik fabrikası darbe sonrasında ordu tarafından korumaya alınmıştır.
  4. Bu arada belirtmek gerekir ki, Şahinkaya’nın Time dergisinde dünyanın en varsıl 50 generali arasında sayıldığına ilişkin haber doğru değildir, çarpıtmadır
  5. Söz konusu yatın değerinin çok altında bir fiyatına nasıl alındığını/satıldığını Uğur Mumcu’nun Cumhuriyet’te çıkan 8 Haziran 1986 tarihli yazısından öğrenebilirsiniz.
  6. Daha sonra Evren ve Washington Büyükelçisi Şükrü Elekdağ bu savları kanıtlayacak kanıt olmadığını iddia etmiştir.

Kategori: Gelir Dağılımı, Genel, Siyasal İktisat, Türkiye, Yoksulluk.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorumlar için RSS besleme

Yorum Sayısı: 0



Yukarı Çık
Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer