Skip to content

Buğdayın Varlığını Gösteren Kağıt Neden Bir Çuval Buğdaydan Evladır?

 Anıl Duman

Birine ekonomist olduğunu söylediğinde sana ilk sorduğu soru ‘paramı nereye yatırayım?’ olur genelde. Güzelim ekonomi biliminin kısır finans tekniklerine indirgendiği günümüz eğitimini bir kenara koyarsak alın benden size tavsiye. Buğdayın var olduğunu gösteren bir kağıt parçası al…

Son 5 yılda dünyanın hemen hemen her yerinde gıda fiyatları olağanüstü bir tırmanışa geçti. Mesela Dünya Tarım ve Gıda Örgütü’nün verilerine göre 2006’dan bu yana fiyat endekslerinde aşağıdaki gelişmeler gözlenmekte. Özetle, 2000’lerin başına oranla tüm gıda fiyatları 2’ye, tahıl ürünlerinin fiyatları 2,5’e ve şekerinki de 3’e katlanmış durumda. Bunun sonucu olarak sadece 2010 yılında fazladan 44 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşamak zorunda kaldı. Yoksulların gıdaya harcadıkları miktar gelirlerine oranla çok yüksek ve dolayısıyla her zam bütçelerinde koca delikler açabilmekte.

 

¨Neden fiyatlar bu kadar arttı?¨ derseniz, örneğin cebine ekonomik büyüme sonucu daha çok para giren az gelişmiş ülke vatandaşlarının artık daha fazla gıda tükettiği akla gelebilir. Ya da artık kimse buğday, arpa, pamuk, vs. üretmiyor, ‘nerede o eski rekolteler türküsü söylenebilir. Fakat aylık fiyat hareketlenmelerine baktığımızda o kadar abartılı iniş-çıkışlar görülüyor ki, şakacı Çinlilerin sırf talep oynasın diye 1 ay pirinç yiyip diğer ay süt içtiğine ya da hınzır çiftçilerin arz tahmin edilmesin diye bir süre mısır üretip sonra tarlalarını nadasa bıraktığına inanmıyorsanız, olanları reel tarım sektöründeki gelişmelerle açıklamak çok zor.

O zaman neler oluyor bu mısıra, buğdaya, çaya, şekere de yerlerinde durmak bilmiyorlar? Cevap için çok uzağa bakmaya lüzum yok, her taşın altında biten finansal spekülasyon burada da kendini gösteriyor. Tarım ve Ticaret Politikaları Ensititüsü’nün verilerine göre son 5 yılda spekülatörler gıda sektöründeki yatırımlarını 65 milyar Dolardan 126 milyar Dolara yükselttiler (IATP, 2011). Buğday gibi bazı ürünlerde ise piyasanın artık %60’ından fazlası onların elinde. Her ne kadar emtia piyasaları 1800’lerden beri var olsa ve üreticilere tarımsal üretimin kendinden menkul belirsizliklerine karşı belli bir teminat sağlasa da, son dönemdeki emtia endeksleri böyle bir işlev görmemekte. Korumalı fonların ve endekslerin ederleri ve ticareti büyük oranda diğer finansal yatırım araçlarınca ve hisse senedi piyasalarınca belirlenmekte. Dolayısıyla Goldman Sachs, Barclays ve Deutsche Bank gibi spekülatörler emtia kağıtlarını ikincil piyasalarda elden ele dolaştırarak kârlarını şişirirken, tarım üreticisinin hızla yükselen fiyatlardan bir kazancı olmamakta.

Spekülatörlerin neden bir anda gıda ürünlerine göz diktikleri ise belli, belini doğrultamayan emlak piyasası, sıkıntısı bitmeyen Avro ve büyümeyen irili ufaklı dünya ekonomileri.

Arz-talep ve fiyatlar arasındaki bağın giderek koptuğu gıda sektöründe buğdaya, pirince, şekere kaç para ödeneceği spekülatörlerin halet-i ruhiyesine ve diğer yatırım araçlarının ne kadar getirdiğine kalmış durumda. Hadi bir tavsiye de tarlasına yağmur düşmediğinde duaya çıkan çiftçiye: Bir daha ki sefere spekülatörlerin sıhhatine ve mutluluğuna ya da Avro ve Doların bekasına el açarsan daha yararlı olabilir.

Kaynaklar:

FAO (2011) “Food Prices”. Link: http://www.fao.org/worldfoodsituation/wfs-home/foodpricesindex/en/

IATP (2011) “Excessive Speculation in Agriculture Commodities: selective writings”. Link: http://www.iadb.org/intal/intalcdi/PE/2011/08247.pdf

 

Ek: Yazıda kullanılan görsellerden ilki Barış Bektaş’a aittir, ikincisi Somali’de açlık çeken halkı gösteren bir fotoğraftır.

 

 

 

 

Kategori: Dünya, Genel, Siyasal İktisat, Yoksulluk.

Etiketler: , , , , ,

Yorumlar için RSS besleme

Yorum Sayısı: 0



Yukarı Çık
Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer