Skip to content

Gençler alkol aldık mı? Peki iş bulduk mu?

Alper Duman

Sahneyi canlandıralım. Kentin birinde kızlı erkekli gençlerden oluşan ufak bir grup neşe içinde yürümektedir bir caddede. Telefon dinleyerek kamu güvenliğini sağlayan emniyet mensuplarından biri gençleri durdurur ve sorar: “Gençler alkol aldık mı?”

Polis için gençlerin alkol alması, vergi tahsilatı ve dolayısıyla maaşlarının bir kısmının garanti altına alınması anlamına gelecektir. Vicdanlı bir polis bu sorunun ardından merak edebilir ve başka bir soru yöneltebilir: “Gençler iş bulduk mu?”

Gelin gençlerin bu ikinci soruya nasıl tepki vereceklerini değerlendirelim.

Gençler derken yaşları 15-24 arasında olanları kastediyoruz. Öğrencilerin işgücü ve işsizlik hesaplamalarına dâhil edilmediğini de belirtelim. Devletin resmi rakamlarına göre Temmuz 2011’de gençlerin kentlerdeki işsizlik oranı % 22.4. İspanya’da % 40;  o zaman süper!

Resmi rakamları biraz kurcalamaya ne dersiniz. TÜİK hanehalkı işgücü veri tabanından sizler için aşağıdaki rakamları derledim. Önce şanslılardan yani istihdam edilenlerden başlayalım. Temmuz 2011’de istihdam edilenlerin haftalık çalışma sürelerine göre dağılımı şöyle:

Haftalık çalışma süresi

Çalışan sayısı – 15-24 yaş (1000 kişi)

İş başında olmayanlar

40

1-16 saat

48

15-35 saat

135

36-39 saat

35

40 saat

172

41-49 saat

523

50-59 saat

564

60+ saat

934

Toplam

2453

Talihlilelerin sayısı 2 milyon 453 bin imiş. Talihli gençlerin % 61’i haftada 50 saat veya üzerinde ter döküyormuş. Maşallah! Bu gençler alkol almasınlar da ne yapsınlar. Haftada 60 saat çalışın, anlarsınız. Tam zamanlı işe denk olan ‘haftada 40 saat’ mesaiden daha az çalışan gençlerin sayısı ise 258 bin.

Şimdi talihsizlere geçelim. Resmi rakamlara göre 703 bin işsiz genç var. Bu bilgi yanıltıcıdır, ziraaa (Sayın Başbakan gibi söyleyebildim mi bilmiyorum!) işgücüne ve dolayısıyla işsizlik oranı hesabına dâhil edilmeyenler arasında işsiz kabul edebileceğimiz gençler de var. “İş bulma ümidi olmayanlar” 106 bin ve “iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar” 290 bin kişidir. Bunlara bir de yukarıda belirttiğimiz 258 bin ‘yarı zamanlı’ (part-time) çalışanın yarısını yani 129 bin kişiyi de ekleyelim (Yani, yarı zamanlı çalışanların ortalama 20 saat çalıştığını varsayalım ve ‘iki adet 20 saat çalışan bir adet 40 saat çalışan eder’ mantığını kullanalım).

Böylece gençler arasındaki gerçek işsizlik rakamına ulaşabiliriz. Yani resmi işsizlik rakamına yukarıdaki kategorileri de eklersek şu sonuca ulaşıyoruz:  703 + 106 + 290 + 129 = 1228. Demek ki Temmuz 2011’de kentlerde 1 milyon 228 bin genç işsiz varmış.

Efendim bundan sonra işsizlik oranını hesaplamak çocuk oyuncağı. İşsizlere iş sahibi olanları ekliyoruz. Ekleyelim: 1228 + 2453 = 3681. Bu bizim paydamız oluyor. Payımız da haliyle gerçek işsiz sayısı, yani 1228. Neymiş gençlerin işsizlik oranı? Excel beni yanıltmıyorsa % 33.4 imiş. Türkçesi şu: Kentlerde yaşayan her üç gençten biri işsiz.

Üç genç düşünün; biri normal işinde gücünde, biri haftada 60 saatten fazla çalışıyor, diğeri de işsiz. Bu gençlerin alkol alma olasılığı nedir sizce?

Dahası, efendim, işsizlerin iş bulma kanallarından en yaygın olanı “eş, dost, akraba ve tanıdık” (% 60). İŞKUR sayesinde iş bulanların oranı ise % 4 civarında. Siz bakmayın CV dünyasındaki reklam kokan sloganlara.

Dolayısıyla üçte bir olasılıkla işsiz olan bir genç için durum şudur: Ya alkol ya cemaat!

Her iki seçenek de polisi gülümsetir.

 

Kategori: Siyasal İktisat, Türkiye, Yoksulluk.

Etiketler: , , , , , , , ,

Yorumlar için RSS besleme

Yorum Sayısı: 0



Yukarı Çık
Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer