Skip to content

AKP Yandaşı Sermaye Gazeteleri ve Tirajlarının Seyri

[Bu yazı 19.05.2011 tarihindeki verilerle kaleme alınmıştır. 2014 yılı Ocak ayında güncellenmiş ve daha fazla bilgi içeren sürümüne ulaşmak için lütfen buraya tıklayınız.]

Barkın Karslı

2002 yılının Kasım ayından bu yana Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Türkiye’de iktidarını sürdürmekte. O günden bu yana Türkiye’de çoğu büyük sermaye gruplarına ait gazetelerin sahiplikleri de, yönelimleri de kimi değişimlere sahne oldu. 2002’de basın dünyasının en büyük ve amansız patronu konumundaki Aydın Doğan’ın başında bulunduğu Doğan Holding, AKP ile anlaşamamasının bir parçası olarak çokça tiraj ve iki de gazete (Milliyet ve Vatan) kaybetti. Star gazetesi Uzan Holding’den kopartıldı. Sözcü ve HaberTürk gazeteleri o zamanlar henüz basın piyasasında sahne almamıştı. AKP’nin başa geldiği 2002’den bu yana geçen on yıllık süreçte AKP’ye muhalif sermayeye ait gazeteler sayıca ve tiraj olarak çokça kan kaybederken, AKP’ye yandaş sermayenin denetimindeki basın kanlandı ve canlandı. Bu yazıda, söz konusu değişimlerin 2002’den 2011’e AKP’ye basın desteği olarak nasıl yansıdığı açımlanacaktır.

Aşağıda iki tablo yer almaktadır. Bu tablolardan ilki 2002 yılı sonu itibarı ile en çok satan on gazetenin tiraj sıralamasını, ikincisi ise Mayıs 2011 ortası itibarı ile en çok satan on gazetenin tiraj sıralamasını vermektedir. Her iki tablodaki gazeteler de, doğrudan sermaye gruplarına ait, dolayısı ile emekçi ve ezilen sınıfların çıkarılarını savunmaktan uzak gazetelerdir.

Tiraj sırası Gazete Ortalama Tiraj Yönelim
1. Hürriyet 461,504 AKP karşıtı
2 Posta 414,382 AKP karşıtı
3. Sabah 384,000 AKP yandaşı
4. Star 353,783 AKP karşıtı
5. Zaman 301,694 AKP yandaşı
6. Milliyet 280,202 AKP karşıtı
7. Vatan 273,798 AKP karşıtı
8. Akşam 206,966 AKP karşıtı
9. Takvim 131,892 AKP yandaşı
10 Türkiye 122,001 AKP yandaşı

Tablo 1. 9-16 Aralık 2002 tarihlerinde en çok satan 10 günlük gazetenin tiraj ortalaması (spor gazeteleri istatistiğe dahil edilmemiştir)

 

Tiraj sırası Gazete Ort. Tiraj Yönelim
1. Zaman 996,352 AKP yandaşı
2 Posta 469,887 AKP karşıtı
3. Hürriyet 451,049 AKP karşıtı
4. Sabah 358,657 AKP yandaşı
5. HaberTürk 294,150 AKP yandaşı
6. Sözcü 227,990 AKP karşıtı
7. Milliyet 162,575 belirsiz
8. Akşam 152,118 belirsiz
9. Star 144,520 AKP yandaşı
10 Türkiye 135,206 AKP yandaşı

Tablo 2. 9-15 Mayıs 2011 tarihlerinde en çok satan 10 günlük gazetenin tiraj ortalaması (spor gazeteleri istatistiğe dahil edilmemiştir)

Tablolardan da görülebileceği üzere 2002’de en çok satan on sermaye gazetesinin altısı AKP karşıtı iken, 2011’de bu sayı 3’e düşmüştür. En çok satan on gazete temel alındığında, 2002 yılında AKP karşıtı sermaye basınının tirajı 1,990,635 iken, AKP yandaşı sermaye basınının tirajı 939,587’dir. 2011 yılında ise AKP karşıtı sermaye basınının tirajı 1,148,635 iken, AKP yandaşı sermaye basınının tirajı 1,928,885’e fırlamıştır. En çok satan on gazete temel alındığında, AKP yandaşı sermaye basınının 2002-2011 sürecinde tiraj olarak yükselişi aşağıdaki grafikte de görülebilir:

Hürriyet, Posta, Star, Milliyet, Vatan ve Akşam gazeteleri 2002 yılı sonu itibarı ile AKP karşıtı olup en çok satan on gazete arasındadır. Bu gazetelerden Star, önce Uzanlar’dan AKP hükümetleri denetimindeki Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na (TMSF), daha sonra TMSF tarafından 2006 yılında AKP’ye yakın bir sermaye grubuna satıldı (daha sonra gazetenin sahiplik yapısı gene AKP’ye yakın gruplar arasında zaman zaman değişti). Hürriyet ve Posta gazeteleri, Doğan grubuna ait olup AKP karşıtı duruşlarını 2002’de olduğu gibi 2011’de de sürdürmektedir. Aynı şekilde Sabah, Türkiye ve Zaman gazeteleri de, AKP yandaşı duruşlarını 2002’den bu yana korumaktadır.

Milliyet gazetesi 2002’de AKP karşıtı Doğan Holding’in bir parçası iken, geçtiğimiz günlerde Karacan-Demirören ortaklığına satılmıştır ve şimdiki konumunu AKP yandaşı ya da karşıtı olarak nitelemek erkenci bir tutum olacaktır. 2002’de AKP karşıtı duruşları olan Vatan ve Takvim gazeteleri 2011’de en çok satan on gazete arasında yer bulamamıştır. 2002’de AKP karşıtı bir duruşu olan Akşam gazetesini, 2011 yılı itibarı ile duruşu, gazetenin sahibi olan Karamehmet grubunun yaşadığı çalkantılı günlerden ötürü belirsizdir.

Kategori: Basın, Genel, Siyasal İktisat, Türkiye.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorumlar için RSS besleme

Yorum Sayısı: 11

  1. Arkın Bey,
    Hatırladığım kadarıyla Sabah’ın Çalık Grubuna devri 2002’den çok sonrasının olayıdır. Bir bakın isterseniz. Türk basının AKP karşıtı-yandaşı vs olmaktan çok daha öte özel çıkarların kılıç kalkanı olarak kullanılması durumu var ki bu daha temel bir sorun. 28 Şubat sürecinde basının oynadığı rol çok belirgin bir örnektir. AKP’nin basını kontrol altına alma isteği zaten bu sürece tepki olarak gelişmiştir. AKP, basında bu operasyonu gerçekleştirmemiş olsa idi, 27 Nisan muhtırasına ve seçim sonrası kapatma davasına direnebileceği şüphelidir. Dolayısıyla her iki (veya daha çok) taraf için de güç unsuru olarak alınmalıdır diye düşünüyorum. Sol literatürde devletin ideolojik aygıtı olarak geçse de bu alan rekabete açık bir alandır. Bu alanı kontrol etmek isteyen her odağın kendi ideolojik aygıtını geliştirdiğini, kolladığını düşünmek gerekir.
    Bence doğru bakış AKP yandaşı-karşıtı noktasından ziyade basının iktidar üzerindeki etkisine bakmak olabilir. Chomsky’nin Manufacturing Consent kitabı benzer bir analizi yapıyordu. Tabii orada basının ABD’nin dış müdahalelerdeki rolünü meşrulaştırması üzerinde duruluyordu.
    Bir de gazetelerin içeriği üzerinden bir analiz yapılabilir. Bir karşılaştıralım bakalım okumuş aydınlanmış kesimlerimizin okuduğu (resimlerine, ev ilanlarına baktığı) gazetelerin derinliğini, en çok okudukları yazarların seviyesini. Yandaşlık-karşıtlığın çok ötesinde bir seviyesizlik sorunu var bizim ekonomik seçkinlerimizin.

    Bahadır Kaynak22 Mayıs, 2011 @ 11:45Cevapla
    • Merhaba;
      Sabah gazetesinin marka vd. kullanım hakkı Haziran 2002’de (AKP yandaşı ve F. Gülen’e yakın) Turgay Ciner’e beş yıllığına kiralanmıştı. TMSF ve Çalık olayları sonrasında takip etti. Her üç kesim (TMSF, Ciner, Çalık) doğrudan AKP’ye yakın ya da AKP’nin denetimindedir bildiğiniz üzere ve 2002 sonrası sürecin bütününü kapsar. Çıkarların kılıç kalkanı vurgunuzda haklısınız, o nedenle yazıda bu yayınların (yandaş olsun olmasın) sermaye yayını olduğu (ezilenlerin çıkarlarını savunmadığı) birkaç kez özellikle vurgulandı. AKP zaten bir sermaye partisi ve temsil ettiği sınıfların (Anadolu’dan yükselen yeni kentsoylu sınıf ve hatta istanbul sermayesi) çıkarını pekiştirmek için basında hegemonyasını oluşturma yönünde adımlar attı, atıyor.

      Chomsky’nin rıza üretme söylemi asıl olarak Marksist kuramcı A. Gramsci’ye aittir ve genel hegemonya söyleminin bir parçasıdır.

      Gazetelerin içerikleri konusunda araştırma yaparsanız farklı bir tablo ile karşılaşmayacaksınız. Örneğin 2002 – 2007 sürecinde Zaman, Hürriyet, Cumhuriyet, Milliyet, Sabah, Akşam, Posta gazetelerinin politika haber yönelimlerini incelerseniz yazıda dile getirdiğim savlarla 1-1 örtüşme göreceksiniz. 2007 sonrasını incelemedim henüz ama kaydadeğer bir fark ortaya çıkacağını sanmıyorum.

      Elbette, AKP’li olsun olmasın ekonomist seçkinlerimiz egemenlerin ve kendilerine maaş verenlerin çıkarlarını temsil etmek zorunda oldukları için belirttiğiniz seviye sorunu gövermekte.

      Selamlar…

  2. İsimde hata olmuş önce onun için özür diliyorum, düzeltiyorum. Ciner grubunun yandaş nitelemesine katılamayacağım. Kendi yandaşıdır, çıkarlarına uygun hareket eder. 2002 yılında Sabah grubunun AKP’yi desteklemesi söz konusu değil. Belki yanılıyorumdur ama bir bakmak lazım Sabah’ın arşivlerine. Şimdiki Ciner grubunun star isimleri AKPye giydirerek şöhret olduktan sonra şimdi munisleşmiştir. Patronun bir işi vardır halledilecek devletle; bu işler böyledir. Munis olmayanlar da ihale falan kapamamıştır, araziye imar izni alamamıştır, rafineri yaptırmamışlardır falan filan. Onları da ciddiye almıyorum.
    Seviye sorununun çıkar temsili ile ilgili olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta ABD ve Avrupa’da (bunları biraz takip edebildiğim için örnek veriyorum) da basının siyasi ve ekonomik seçkinlerle ilişkileri vardır, belirli bir tarafı vardır yani. Kimi daha sağda kimi daha solda konumlandırma yapmıştır. Ama bir Le Figaro ile Washington Post ile Hurriyet kıyaslaması yapılamaz. Seviye sorunu seviye sorunundan kaynaklanmaktadır diye düşünüyorum daha basit olarak.

    Bahadır Kaynak23 Mayıs, 2011 @ 00:25Cevapla
    • Merhaba;

      Estağfurullah. Turgay Ciner kendi gazetesinin yazıişleri müdürünü (Ali Gülen) 2009’da ¨Yahu yarın Beypazarı’nda Başbakan bizim tesis açılışımıza geliyor, gazeteye koyduğunuz habere bakın¨ diyerek işten el çektiren bir gazete patronu, Yiğit Bulut’u / Fatih Altaylı’yı en birinci yazarları olarak istihdam eden bir gazete patronu, AKP karşıtı Bekir Coşkun’u referandumdan hemen önce işten çıkartan gazete patronu…dur. Sabah gazetesinin 2002 yılına elbette bakın, farklı bir şey göremeyeceksiniz. Seviye sorunu elbette çıkar temsili ile ilgili, W. Post’u da L. Figaro’yu da bu hesaba dahil edebilirsiniz; onlar yalnız bizimkilerden biraz daha köklü ve yerleşik yayınlar olduğu için daha şık bir biçimde tutmaktalar patronlarının ve patronlarının patronlarının taraflarını.

      Selamlar…

  3. Barkin,
    Analiz icin tesekkurler. Uzun suredir boyle bir dagilimi gormek istiyordum, tesekkurler. Iki sorum var:

    1. Bu 10 gazete toplam tirajin % kacini temsil ediyor? Cumhuriyet, Taraf dusuk tirajli ama onlarin buradaki payi ne kadar?

    2. Haberturk gordugum kadariyla ortada bir gazete. Ozellikle tv’lerinde hukumete bayagi elestirel tutum takinan programlar izliyorum. Bence onunda “konumu belirsizlerin” arasina girme sansi var.

    Acaba bu iki durumu degerlendirince, durum nasil gozukur.

    Sevgiler,

    Kivanc Emiroglu

    Kivanc Emiroglu10 Haziran, 2011 @ 12:41Cevapla
    • Kıvanç merhaba;

      1. On gazetenin toplam satisi – spor gazeteleri hesaplanmadiginda – toplam satisin %75’inin uzerinde oluyor, ama bu deger her gun degisiyor, ortalama olarak %75’in altina dustugunu gormedim. Sonuc cok degismeyecektir, Cunku %75’in disindaki gazete dagilimi da buyuk olcude yazidaki dagilimin yansimasi.

      2. Haberturk ortada olmayan bir gazete eger patronlari temel alirsak. Asagidaki yorumlara bakarsan bu konudaki goruslerimi acikladim. Daha net bir analiz gazetenin tarafliligini gosterecektir; fakat tek basina Fatih Altayli, Yigit Bulut ve Turgay Ciner’le yapilan soylesiler bile ibrenin hangi tarafa bukuldugunu gosteriyor aslinda.

      Esenlikler.
      Barkın Karslı

  4. Sevgili Barkin,
    Yigit Bulut’u az dinledim ama anladigim kadariyla yandas tanimlamasina uyan bir tip. Fatih Altayliyi cok dinledim. AKP yandasi olduguna dair bir ipucu goremedim. Pozitif ve negatif seyler soyluyor ama yandas demek zor acikcasi. Ahmet Altanda AKP’yi oven seyler soyluyor, o da mi yandas?

    Bence bu kosulsuz yandas ile destekcisi kavramlarini birbirinden ayirmak lazim. Bir de yandas dedigimiz medya kendi icinde bir grubu temsil etmiyor. Yani AKP’nin kontrolunde olan tek sesli, goruslu bir blok medya goremiyorum. Sabah ile Zaman birbirinden bayagi kopuk gruplari temsil ediyor.

    Fakat Turkiyede (dunyadaki gibi) medyanin bir cikar catismasi icin kullanildigi bir gercek. Senin bu analizini bence surekli yenilemek ve takip etmek lazim. Biraz daha detayli bir analiz daha da faydali olur. Su anda biraz siyah beyaz gibi gozukuyor. Medya patronlarinin petrol, banka, gayrimenkul vb. islerde faal olmasi bence gazetelerin kotu amacla kullanilabilecegini gosteriyor. 28 Subat sureci ve 2003-05 darbe denemeleri yakin ornekler onumuzdeki.

    Sevgiler,

    Kivanc

    Kivanc Emiroglu13 Haziran, 2011 @ 14:00Cevapla
  5. milliyet gazetesi sinsilik yapıyor. tayyip yandaşlığı yapıyor ama diğer taraftan çevir kazı yanmasın diyor.

    Kara Murat17 Kasım, 2011 @ 09:48Cevapla
  6. Dogan holding gazeteleri Hürriyet, Milliyet, Post vs. tamamen AKP yandasi oldugundan karsit mis gibi izlenim verip milleti kandiriyor. Dogan ve Erdogan anlasmislardir. Dogan_Erdogan iliskisi Erdogan Israil iliskisi gibi karsit gibi gösterip isbirligi yapiyorlar.

    Avni Sinanoglu31 Ocak, 2012 @ 23:31Cevapla
  7. Posta ve Hürriyet gazeteleri karşıt,Milliyet ve Akşam gazeteleri belirsiz öyle mi? güldürmeyin Allah aşkına



Yorum eklemeye devam edin

Yukarı Çık